ELAZIĞ
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
AralıkOcakŞubat
PztSalÇarPerCumCmtPaz
25262728293031
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930311234
TOPLANTI
Tarih: 11.12.2017 | Okunma Sayısı: 346 | | |
09.12.2017'da TBB'de düzenlenen 35. Baro Başkanları toplantısına Elazığ Barosu'nu temsilen baro başkan yardımcımız Av. Mehmet Polatoğlu katıldı. Toplantıda söz alan başkan yardımcımız; Fetö yargılamalarında Fetö ile anılmaları adeta imkânsız olan bazı vatandaşların herhangi bir mesaj içeriğine de rastlanmadığı halde bylock'a bağlanmış gibi göründüklerini; bu nedenle bylock kullanıcısı gibi değerlendirerek aylardır tutuklu olduklarını söyledi. Başkan yardımcımız: Bu mağdurların sayısının onbin gibi korkunç bir rakamı bulduğu tahmin ediliyor. Sayın cumhurbaşkanımızın bahsettiği at izi ile it izinin-sapla samanın birbirine karışma hali bylock meselesinde yaşanıyor. Bu duruma şaşıran bazı hakimlerimiz bazı dosyalarda bir yanlışlık olduğunu düşünerek bazı sanıkları serbest bırakıyor. Ama tutuksuz bir şekilde örgüt üyeliğinden yargılamaya da devam ediyor. Maalesef onbin gibi korkunç bir rakamdan bahsedilen bu mağdurlarla ilgili yüksek sesle mücadele veren kişi olarak sadece Antalya'dan Av. Ali Aktaş adlı bir meslektaşımızı görüyoruz. Onbinlerce insanın eksik ve hatalı tespitten kaynaklı olarak mağduriyetinin söz konusu olduğu bu durum karşısında Türkiye Barolar Birliği'nin daha fazla çalışma yapmasını istiyoruz, dedi. Yargı eleştirisi yapılan özellikle OHAL sürecindeki hukuksuzluklara değinilen ve artık OHAL'in kaldırılması gerektiği vurgulanan toplantıda Polatoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Bugünkü hukuksuzlukları eleştiririken önceki dönemdeki Türk yargı tarihinin daha iyi olduğunu düşünmek gibi bir yanlışa kapılmamamız gerekiyor. Bir yargıç hemşehrimiz "Peder Bey'in Yargısı" adlı kitabında, Cemal Süreya'nın Kısa Türkiye Tarihi adlı şiirine nazire olarak Kısa Yargı Tarihimizi şöyle özetliyor: "Üç yargı ortasında yandın / Biri kemalist / Biri hükümet-cemaat / Biri hükümet-sosyal demokrat-ülkücü" Yargı içinden bir isim böyle tanımlıyor yargımızı. Türkiye sadece bir ideolojileden insanların idare edemeyeceği kadar dinamik bir ülkedir. Her ideolojik çevre; devleti ele geçirme, yargıyı ele geçirme peşine düşerse hukukun üstünlüğünün sağlanması mümkün değildir. Bu kavga bir arada yaşama kültürümüze de zarar veriyor. Farklı düşünceler çatışma sebebi değil bir zenginlik olarak görülmelidir. Ben yine de umutsuzluğa kapılmadan hukukun üstün olduğu bir Türkiye diyorum.
 
 
 
20.01.2018 Cumartesi